İzleyiciler

Vejetaryen Olma Sürecim | İlk Ne Zaman Vejetaryen oldum?

İlk Halka

Bir sabah uyandım; “Hey, ben vejetaryen oldum” demeliydim belki de.
Vejetaryen olma sürecim hakkında kişisel deneyim yazısı görseli

- Demedim.

Ama mesele bir sabah uyanıp verilen bir karar değildi. Kimliğime eklenen bir etiket de değildi. Daha çok içimde sessizce büyüyen bir halkaydı.

Bu yazı sadece bir güne ait değil, bir alışma sürecine ait.


Ben daha düşüncelerimi, kelimelerimi ve nedenini tam olarak anlayamadığım için “ben buyum” diyemedim. Sanırım 16 yaşlarındayken kendimi çok da iyi ifade edemiyordum, hatta tanımıyordum. İki yıl boyunca kargaşaların içerisinde kendimi bulmaya bir yerden "ben buyum" deme ihtiyacı hissederken -fark etmeden- yavaş yavaş ilerliyordum.

Ben kimseye vejetaryen olduğumu ilan etmedim. Tabağımdaki yiyecekler sessizce yer değiştirmeye başlamıştı bile. Üniversiteye başladığımda ise etin sindirim sistemimi bozduğunu, kokusunu beğenmediğimi ve benzer bahanelerle onu tabağımdan uzak tuttum.

Yaşamaya dair bir kaygım vardı "iyi olmak".

Nasıl beslenebileceğimi, sağlığıma etkilerini araştırırken biri “Et yemiyor musun artık?” diye sorduğunda net bir cevap verebiliyordum:

- Hayır, yemiyorum.

O an, bunu ilk kez bir bahane olarak değil, bir gerçek gibi söyledim.

Bir Gerçeği Söylemenin Ağırlığı

Kendini, yaşaman gereken süreç için olgunlaştırman önemli. Karşımda artık bir savunma evresi vardı.

İslami açıdan, vitamin ve protein üzerinden, bir de tabii ki lezzet meselesiyle…

Çeşit çeşit söylem geleceğini ve bunların hepsini bir şekilde karşılamak gerekecekti.

Savunmak benim için önemliydi. Çünkü inanabildiğin bir şeyi yaşıyorsan, onu savunamamak vazgeçmenin en kısa yolu olabiliyor.

Merak etmeyin; okumalarla, zamanla ve öğrenmeyle bu süreç beni de çevremdekileri de eğitti.

Savundum da.

Zaman zaman hararetli tartışmalara zaman zaman dalga konusunun bazen de sessiz bir masada konuşulacak konu oluyordu vejetaryenliğim.

Hepimiz zamanla değiştik. Onların da benim de bakış açılarımız genişledi. Bu genişlemenin yalnızlıkla nasıl bir ilişkisi olduğunu başka bir yazıda anlatmıştım: "vejetaryenlik beni yalnızlaştırdı mı? | kişisel bir deneyim

Çevremde olan insanların benim için özenli tavırlar, mekan seçimlerinde gösterilen dikkat, “görülüyorum” hissini vermeleri çok kıymetliydi. Tam bu sürecin sanıldığı kadar azımsanacak bir şey olmadığını bilmenizi isterim.

Annem ve babam içinse işin rengi biraz daha başkaydı. Sağlığımdan endişe etmeleri ile başlayan süreç, annemin gizli gizli yemeklere bir şeyler karıştırması ve fark etmelerimle birlikte şiddetli tartışmalara dönüştü. Zamanla onlarda kabul etmeyi öğrendi.

Ama bugün bile, kararlarıma saygı duydukları yerden yükselen ‘yesen aslında kızım…’ cümleleri tamamen bitmiş değil.

Artık kabul görmenin hafifliği ile devam ediyorum.

Belki de ne zaman başladığım değil? Ne zaman sesimi yükselttiğim değil?

Sadece ne zaman ben buyum diyebildiğimdir. Bu yüzden bu blog var. Ve başlangıcını burada anlattım: Başlangıç | Bu Blog Neden Var?

Eğer bu yazı sana bir şey hissettirdiyse, benzer yazıları ve düşüncelerimi Instagram’da paylaşıyorum 🌿

@vegfootprints

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Trikotilomani ile Yaşamayı Öğrenmek

İçimdeki Tekrar Buzikamilmüdür: Her Şeyin Başladığı Yer Küçüklük lakabımdan bahsetmek istiyorum sizlere: “Buzikamilmüdür.” Lakabın hikayes...