İzleyiciler

Aile mi, Toplum mu? | Bir Soruyla Başlayan Hikaye

 

Aile ve toplum arasında bireyin kendini bulmasını anlatan illüstrasyon
Köklerim var ama yönümü ben seçiyorum.

Aileye sarılarak başlıyoruz hayata. Ama bir noktada... Kim olduğumuzu biz seçiyoruz.

Ortaokuldayken Türkçe öğretmenimiz bize bir soru sordu?

Bireyi, ilk toplum mu yoksa aile mi eğitir? 

3 hakemli, iki gruplu bir münazara yapılacağını söylemişti. “Aile” diyenler el kaldırdığında 4 kişi vardı. “Toplum” diyenlerde ise ben ve 3 arkadaşım.

1 hafta boyunca araştıracak, sonra karşı tarafı ikna etmeye çalışacaktık.

Heyecanımı anlatamam sizlere çünkü ben aslında toplumu seçmek istememiştim. Elimi kaldırmıştım çünkü içimden geçen "ikisi de öğretmenim" demekti. Ama artık seçimimi (!) savunmam gerekiyordu. 

Vejetaryenlikten Veganlığa (2) | Peki Ne Zaman Hazırdım?

Bu yazı, "Karar Vermek Kolay Mı?" başlıklı yazının devamıdır.

Peki ne zaman hazırdım?

“Ben Veganım.” cümlesini sesli şekilde ya da kendime telaffuz etmek son derece sarsıcı ve korkunç geliyordu. Bu cümlenin getirdiği yükü taşıyamamaktan korktuğumu fark ettim.

Uzun süre zihnimde “mükemmel vegan” yarattım. Kelimeye layık birey olmaya çabalamak için hayatımı, yaşam koşullarımı bir anda değişmesi gerektiğini düşünüyordum. Esra ile konuşmalarımı hatırlamak beni sakinleştiriyordu. Sürece yaymam gerektiğini her şeyi bir anda değiştiremeyeceğimi bilmenin dışında içselleştirmem gerektiğini anladım. Meselem vegan olmak değildi.

Sadece daha az zarar vermek niyetinde olduğumu kendime hatırlatmam gerekiyordu. Niyet sürecek ya da sürmeyecekti ama yolda öğrenecektim.

Kendimle kavga etmeyi bıraktığımda ve net çizgileri yok ettiğimde sürecin içinde eğitilmek daha kolaydı.

Yeme alışkanlığım, giyim tercihim, temizlik ürünlerim, makyaj eşyalarım gibi her şeyin bir anda değişmesini beklemektense süreç içinde hazırlanması kişide daha az baskı yaratıyordu. Kendime şunu söyledim daha az zarar vermek istiyorum bu cümle ben veganım demekten daha iyi hissettiriyordu.

Kendimle kaldığımda, aynaya baktığımda içimin rahat olmasını istedim. Vicdan muhasebesinden rahat ayrılmaktı derdim.

Veganlığa geçiş sürecinde hazır olma anını düşünen genç kadın illüstrasyonu

Türcülük | Örümcek ve karınca hafızası

Hala veganım demekte tereddüt ediyorum. Vegan olmaya çalışıyorum demek beni daha mutlu ve özgür hissettiriyor.

Canlılara istemeden verdiğim zararlar ya da korkularımla onlara zarar verme halim ile hala mücadele ediyorum.

Türcülük, canlı bireylere sadece ait oldukları türden ötürü farklı değer atfedilmesidir. Oxford sözlüğü türcülüğü “insan türünün üstünlüğü varsayımına dayanarak belli hayvan türlerinin sömürülmesi ya da ayrımcılığa uğratılması” şeklinde tanımlamaktadır.

Türcülük kavramıyla yüzleşmek beni çocukluk anılarıma götürüyordu.

Küçüktüm.

Bahçeli bir evde büyüdüm, bir gün evin içinde bir örümcek gördüm. Korkumla birlikte babama seslendim o da örümceği öldürdü, sonra şaka yapar gibi, bak öldü diyerek ölüsünü üzerime doğru yaklaştırdı.

O günden sonra örümceklerden korkmaya başladım.

Yine küçükken büyük bir karınca, ayak parmağımın arasına girdi, kendini korumak için beni ısırdı. Canımın ne kadar acıdığını hala hatırlıyorum. O günden sonra küçük karıncalara tiksinti, büyük karıncalara korku duymaya başladım.

Örümcek ve karıncaların varlığı hala beni rahatsız ediyor. O anlar bana canlıları iyi ve kötü diye kodlamamı sağlamıştı, tehdit olarak gördüğüm canlılar hanesine dahil edilmişti.

Bugün örümcek gördüğümde reflekslerim değişmiş değil. Doğadaysam onun alanındaysam geri çekilebiliyorum ama dört duvarın içinde “benim alanımda” olduğunu hissettiğimde hala öldürdüğüm oluyor.  Bunu yazmak kolay değil. Belki şunu sorabilirsiniz: O zaman ne farkı kaldı?

Yargılanacak olsam dahi bunu saklamak istemiyorum. Vegan olmaya çalışmak hala başardım dediğim yerde değil. Ama artık eylemlerimi, reflekslerimi sorguladığım ve değiştirmeye çalıştığım noktadayım.

Ben her sabah uyandığımda daha bilinçli bir insan olmaya, canlılara daha az zarar verme niyetiyle yaşamayı seçiyorum.

Paylaşmak sevinçli kılıyor. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Eğer bu yazı sana bir şey hissettirdiyse, benzer yazıları ve düşüncelerimi Instagram’da paylaşıyorum 🌿

@vegfootprints

Vejetaryenlikten Veganlığa Geçiş (1) | Karar Vermek Kolay mı?

Karar Vermek Kolay mı?

Zaman geçti.

Vejetaryen olmamın üzerinden neredeyse yedi yıl geçmişti.

Öğrenmemek bazen iyi gelir. Belki de bu yüzden, uzun süre bilmemeyi seçtim. Sonra fark ettim ki yalnızca et yememek yetmiyordu.

Süt, peynir, yoğurt gibi hayvansal ürünlerin de başka bir yerden aynı hikâyeye bağlandığını öğrendim.

Bu fark edişle bir süre mücadele ettim. Ve bir noktada, vegan olmaya karar verdim.

Keşke karar vermek, alışkanlıkları değiştirmek kadar kolay olsaydı. Çünkü bazı kararlar bir anda alınabiliyor ama o kararın hayatın içine yerleşmesi zaman istiyor.

Benim için de öyle oldu.

Herkes Aynı Yerden Başlamıyor.

Hayatımda en çok keyif aldığım beslenme saati kahvaltı, bu yüzden değişimi oradan başlattım.

Yumurtayı ve peyniri çıkarmayı denedim. Başlangıçta kendime çok yüklenmemek istedim ama yerine koyabileceğim muadil ürünleri bilmemek beni epey zorladı.

Yumurta yerine patatesi çeşitlendirerek dahil ettim. Bir süre her şey yolundaymış gibi göründü. Ta ki dört aya kadar.

Zamanla kendime daha fazla yüklenmeye başladım. Arzularıma karşı koyamadığım bir noktada vegan sürecimi sonlandırdım.

İstanbul’u kazanıp üniversiteye başlayan kuzenimle sohbet ederken, onun da vejetaryenlikten kısa süre sonra (4-5 ay) vegan olmaya hazır hissettiğini öğrendim. Bu kararın çok güçlü olduğunu ona danışmak istediğim konudan bahsettim.

Vejetaryenlikten veganlığa geçiş sürecinde içsel sorgulama yaşayan genç kadın illüstrasyonu


Kendime yüklenmelerimin son bulmadığını, eğer vegan olamayacaksam,

vejetaryen kalmamın da anlamının yitirdiğini söyledim. Duygularımın şiddeti o kadar yoğundu ki eve giderken köfte alarak süreci tamamen noktalayacağımı söyledim.

Beni sakinleştirerek çok samimi, ikna edici ama yargılayıcı olmayan bir yerden

herkesin aynı noktaya aynı hızda ulaşmak zorunda olmadığını

bu süreci ya hep ya hiç meselesi haline getirmenin insanı sadece daha fazla yorduğunu, vegan olmasam bile vejetaryen kalmamın somut, gerçek ve değerli bir karşılığı olduğunu, et tüketmemek, hayvancılık sektöründe doğrudan talebi azalttığımı ve 

bu küçümsenmeyecek bir etki olduğunu bilinçli ve tutarlı şekilde yönettiğimi fark etmemi sağladı.  

Kendimle savaşmayı bıraktım daha hazır değildim.

Teşekkürler Esra, 🍒

Ben hazır değildim. Ama bir gün şunu fark ettim...

👉Peki ne zaman hazırdım?

Eğer bu yazı sana bir şey hissettirdiyse, benzer yazıları ve düşüncelerimi Instagram’da paylaşıyorum 🌿

@vegfootprints

Vejetaryenlık Beni Yalnızlaştırdı Mı? | Kişisel Bir Deneyim

Uyum mu, duruş mu? 

Bu konunun ilk tohumlarını Vejetaryen Olma Sürecim | İlk Ne Zaman Vejetaryen oldum? yazısında bahsetmiştim. Çünkü mesele sadece ne yediğim değildi. Kendimi değerli hissetmek ve  görülmekti de.

Çocukluk anılarımızdan bize kalan pek çok travmayla mücadele ediyoruz.

Ben de…

Bazen uyum sağlamak için fark etmeden ödünler veriyoruz. Üniversitedeyken sevilen, iyi, düşünceli kız hatta bir yere gidilecekse akla gelen, davet edilen var olmak için çaba sarfetmeden düşünülen kişi olmak istedim.

Vejetaryen Olma Sürecim | İlk Ne Zaman Vejetaryen oldum?

İlk Halka

Bir sabah uyandım; “Hey, ben vejetaryen oldum” demeliydim belki de.
Vejetaryen olma sürecim hakkında kişisel deneyim yazısı görseli

- Demedim.

Ama mesele bir sabah uyanıp verilen bir karar değildi. Kimliğime eklenen bir etiket de değildi. Daha çok içimde sessizce büyüyen bir halkaydı.

Bu yazı sadece bir güne ait değil, bir alışma sürecine ait.

Başlangıç | Bu Blog Neden Var?

Denemek en güzel başlangıç veee GİZEM karşınızda…

Yazmasam, paylaşmasam içimde ukde kalacak “Ne gerek var?”

Haydi tanışalım.

Bu blogu açmamın tek bir sebebi yok. İç çatışmalara sık sık maruz kalıyorum. Kafamın içinde aralıksız çalışan bir frekans var ve her yerde çok iyi çekiyor. Bu iç çatışmalar beni birçok yere götürdü; 

hepsi birbirine bağlı iç içe geçmiş halkalar gibi...

bu halkalardan biri de “veganlık” oldu. 

Kelimeyle ilk tanışmam, ahırda her zaman gördüğüm kuzunun bir gün yerinde olmaması değildi elbet (bazılarımız bunu yaşamış olabilir).

Benim veganlıkla ilk karşılaşma anım ise YouTube’dan Light in Bobylon grubunun İstanbul parçasını dinlediğim bir ana dayanıyor. Tabi çok heyecanlanmıştım, gerçekten çok beğenmiştim. O zamanlar Facebook sayesinde her şeyin ulaşılabilir olduğu dönemler…  Grubu ekledim, onlar da bana bir mesaj ve bir video gönderdiler.

Trikotilomani ile Yaşamayı Öğrenmek

İçimdeki Tekrar Buzikamilmüdür: Her Şeyin Başladığı Yer Küçüklük lakabımdan bahsetmek istiyorum sizlere: “Buzikamilmüdür.” Lakabın hikayes...